Bölge adliye mahkemeleri, istinaf yolunun ikinci derece mahkemeleri olarak görev yapar ve ilk derece mahkemelerince verilen kesinleşmemiş hükümlere karşı inceleme yapar. Türkiye genelinde toplam 17 bölgede faaliyet gösterirler ve her biri belirli coğrafi alanlarda iş yoğunluğunu dikkate alınarak Adalet Bakanlığı ile Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSK) iş birliğiyle kurulur. Bu mahkemelerin sayısı ve konumları şu şekildedir: Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kayseri, Konya, Sakarya, Samsun, Tekirdağ, Trabzon ve Van bölgeleri.
Bölge adliye mahkemeleri ile ilgili ana düzenlemeler, 5235 sayılı Kanun’un 25. ila 36. maddeleri arasında yer alır ve bu kanun, adli yargı sistemi içindeki kuruluşları, görevleri, yetkileri ve işleyiş esaslarını belirler. Başta başkanlık ve daireler olmak üzere bölge adliye mahkemeleri, en az üç hukuk dairesi ile en az üç ceza dairesinden oluşur; ayrıca bir Cumhuriyet savcılığı ve bir adalet komisyonu ile müdürlükler bulunur. İş yoğunluğuna göre hangi dairelerin hangi görevi üstleneceği, HSK’nin kararlarıyla belirlenir ve Başkanlar Kurulu bu dengeyi karara bağlar.
İstinaf yolunun uygulanması HMK’nin 2011 yılında yürürlüğe girmesiyle başlamış olsa da, bölge adliye mahkemelerinin kurulması uzun süre tartışmalara yol açmıştır. Resmî süreçte 20 Temmuz 2016’da tüm bölgelerin göreve başlaması öngörülmüş ve bununla birlikte istinaf yolunun Türkiye’de uygulanmaya başlanması tamamlanmıştır.
Bölge Adliye Mahkemeleri Nedir ve Görevleri Nelerdir?
Bölge adliye mahkemeleri, adli yargı kapsamındaki ikinci derece yargı birimidir. Bu mahkemeler, ilk derece mahkemeleri tarafından verilen henüz kesinleşmemiş hüküm ve kararları hem maddi hem de usul yönünden denetler ve gerekirse kararları bozabilir ya da eksik yönlerini tamamlayabilir. Amaç, hatalı kararların önüne geçmek ve Yargıtay’ın iş yükünü azaltmaktır. Kanunla belirlenen ana görevler şu şekildedir:
- İlk derece adli yargı mahkemelerinden gelen istinaf başvurularını incelemek ve sonuçlandırmak
- Başvuruların hem maddi hem de hukuki denetimini sağlamak
- Gerekli hallerde, kararları bozmak, kaldırmak veya yeniden hüküm kurmak
- Hukuk ve ceza daireleri arasındaki iş bölümünün adil bir şekilde yürütülmesini sağlamak
- İlgili bölge içinde görev yapan hâkim ve Cumhuriyet savcıları hakkında mesleki denetime katkı sunmak
- Kanunların öngördüğü durumlarda bazı davalarda ilk derece mahkemesi sıfatıyla yargılama yapmak
Bölge Adliye Mahkemeleri Hangi Davalara Bakar?
Bu mahkemeler, hukuki ve cezai uyuşmazlıklara bakar. Öne çıkan örnekler şunlardır:
- Tazminat davalarında verilen hükümlere karşı istinaf
- Boşanma davalarındaki nafaka itirazları
- İşçilik alacakları ve kira tespit davalarındaki istinaflar
- Ticari alacaklar ve hırsızlık, kasten yaralama, tehdit veya hakaret gibi suçlar sonucunda verilen kararların istinafı
- Trafik güvenliğini tehlikeye atan fiillerle ilgili kararların istinafı
- Dolandırıcılık gibi para cezalarına karşı istinaf başvuruları
Bölge Adliye Mahkemesinde Dava Nasıl Açılır?
Bölge adliye mahkemeleri doğrudan dava açılan yerler değildir; bunlar istinaf incelemesi yapan ikinci derece mahkemelerdir.
Bir davanın bölge adliye mahkemesine ulaşabilmesi için önce birinci derece mahkemede yargılama yapılıp bir karar alınması gerekir. Kararın kesin olmaması ve tarafların istinaf yapma hakkı bulunduğu durumlarda, karar tebliğinden itibaren belirlenen süre içinde başvuru yapılır. Başvuru yazılı dilekçe ile gerçekleşir ve hangi yönlerin hukuka aykırı olduğunun açıkça belirtilmesi gerekir. Başvuru dosyası, ilgili bölge adliye mahkemesinin ilgili dairesine iletilir ve dosya usul ve esastan incelenir.
Yargılama Süreci ve Temyiz Aşamaları
İstinaf incelemesi, 5235 sayılı Kanun çerçevesinde yürütülür. Dava, birinci derece mahkeme üzerinde başladığı için önce dilekçe ile başvuru yapılır, ardından dosya duruşmalı veya duruşmasız olarak ele alınır. Bölge adliye mahkemesi kararını taraflara tebliğ eder; kararın gerektiğinde usul ve esastan incelenmesi sağlanır. İstinaf kararına karşı olanlar, Türkiye’de Yargıtay’a başvurma hakkına sahiptir. Yargıtay, istinaf kararını hukuka uygunluk bakımından denetler ve çoğunlukla hatalı hukuki uygulamaların düzeltilmesini hedefler.
