Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemeleri : Görevleri ve Hangi Davalar Bakar ?

Fikri ve sınai haklar ceza mahkemeleri, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında düzenlenen tüm tali suçları incelemek üzere kurulan özel görevli mahkemelerdir. Bu mahkemeler, fikri ve sınai haklara ilişkin cezai uyuşmazlıkları çözer ve özel nitelikte olan bir yargı organı olarak görev yapar. Tüm fikri mülkiyet suçları şikayete bağlıdır; şikayet hakkı, fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren başlar ve süresi altı aydır. Mağdur eser sahibi veya telif haklarına sahip kuruluş şikayetçi olmadığı sürece soruşturma ve kovuşturma yapılmaz.

Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin Tanımı

Bu mahkeme, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamındaki suçları yargılamakla görevlidir. Başka ceza mahkemeleriyle birlikte, özel kanunlarla kurulan diğer mahkemeler de bulunmaktadır. Amaç, fikri ve sınai hakları ihlal eden eylemleri cezai olarak cezalandırmak ve söz konusu hak sahiplerinin korunmasını sağlamaktır. Fikri ve sınai haklar ceza mahkemesinde hızla çözülen cezai uyuşmazlıklar bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Nasıl Kurulur?

Kanunda öngörülen dava türlerinde görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesinden oluşur. Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun olumlu görüşüyle Adalet Bakanlığı tarafından lüzum görülen yerlerde tek hâkimli ve asliye mahkeme derecesinde kurulabilir. Yargı çevresi il ve ilçe sınırlarına bakılmaksızın, Bakanlığın önerisiyle Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenir. Eğer belirli bir bölgede kurulmamışsa, bu göreve ilişkin dava ve işler asliye ceza mahkemesine devredilir; bu mahkemelerin yargı çevresi de yine Bakanlığın önerisiyle Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenir.

Görevler

Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi, özel mahkeme statüsünde olduğundan görevlerini esas olarak kanunlar çerçevesinde yürütür. Temel hedefler arasında markaya tecavüz ve ihlallerin korunması, eser sahibinin telif ve patent haklarının korunması ile bunlara ilişkin ihlallerin yaptırımlara bağlanması yer alır. Eser sahiplerinin izni olmaksızın markayı kullanmak, markayı benzeriyle taklit etmek veya bu tür tasarruflarda bulunmak gibi davranışlar bu mahkemenin yetki alanına girer; ayrıca lisans haklarının yetkisiz genişletilmesi veya devredilmesi gibi fiiller de suç kapsamındadır.

Hangi Davalara Bakılır?

Bu mahkemenin yetkisi, özel kanunlarla belirlenir ve başlıca şu tür davaları kapsar:

  • Marka Hakkına Tecavüz (Sınai Mülkiyet Kanunu m. 30/1)
  • Marka korumasını belirten işaretin izinsiz kaldırılması suçu (m. 30/2)
  • Yetkisi olmadan marka hakkı üzerinde devretme, lisans veya rehinde bulunma suçu (m. 30/3)
  • Manevi ve/veya mali hakları ihlal eden eserlerin çoğaltılması, dağıtılması, satışı veya ithal/ihraç edilmesi suçu (Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu m. 71/1)
  • Bir eseri kendi eseri gibi gösterme suçu (m. 71/2)
  • Bir eserden kaynak göstermeden alıntıda bulunma (m. 71/3)
  • İzinsiz kamuya açıkta paylaşım veya reklam amacıyla örgütlü olarak izinsiz açıklamada bulunma (m. 71/4)
  • Yanıltıcı veya eksik kaynak göstermeye ilişkin suçlar (m. 71/5)
  • Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı tanınmış bir başkasının adını kullanarak çoğaltma, dağıtma, yayımlama (m. 71/6)
  • Güvenlik önlemlerine karşı koyma amacıyla korumanın etkisini kırma ve bunlarla ilgili üretim/ithalat/satış gibi faaliyetler (m. 72)

Dava Açılışı ve Şikayet

Marka suçları için soruşturma ve kovuşturma, şikâyete bağlıdır. Hak sahipleri veya meslek birlikleri, şikâyet haklarını kullanabilmek için gerekli belgeleri Cumhuriyet Başsavcılığına sunmalıdır. Şikâyetin geçerliliği için gerekli kanıtlar ve belgeler bu süre zarfında başsavcılığa iletilmelidir; aksi halde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. İdari karar verilirse ya da itiraz edilirse, kamu davası açılabilir ve bu dava fikri ve sınai haklar ceza mahkemesinde görülür.

Yargılamanın Seyri, İstinaf ve Temyiz

Kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak bazı kararlar istinafa kapalıdır; örneğin, 15.000 TL veya daha küçük bir adli para cezasına ilişkin kararlar, üst sınırı 500 günü geçmeyen adli para cezalarını gerektiren suçlar için beraat kararları ile özel kanunlarda kesin olarak belirtilen kararlar istinaf yoluna kapalıdır.

Yorum yapın